Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Mektuplarım’ Kategorisi için Arşiv

Birtanem

Günler hızla geçiyor kısa ömür çizgisinde.
Ya sen geç kalmışsın dünyaya gelmeye ya da ben erken gelmişim dünyaya diyeli yedi yıl oldu. Bakıyım dedim yıllara şöyle bir bir…
İlk günün heyecanından son güne kadar sardılar etrafımı salmadılar beni.
Tek tek yaşadım günlerimi yeniden, keyifle ve heyecanla.
Her köşesinde sen kokan çiçeklerin ortasında buldum kendimi.
Kimi zamanlarda geçirdiğim yalnızlıklarıma inat elinden [...]

Yazının Tamamını Oku »

SEN ve Ben

Biliyormusun sevgilim ? seni sen olduğun için değil seninle birlikte olduğum da ben olduğum için seviyorum.
Seninle birlikte olduğumda ben kendimi buluyorum kaybolan yıllarımda. Kim olduğumu ? Nasıl yaşadığımı ve yaşamı nasıl bilinçsizce bir nefeste tüketmeye çalıştığımı anlıyorum ve irkiliyorum birden. O çok uzun gelen yılların içinde kocaman bir “hiç” in elimde kaldığını anlıyorum sensizlik anlarımı [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bu kaçıncı bahar
Bilmediğin kadar, içimde bir sen var
Kaç bahar geçti, büyüdüm sandım belki de büyüdüm
Kabul etmeyi bile öğrendim, ama yüreğimi susturmayı hala beceremiyorum…
Bu da böyle bir kabulleniş, görüp, bilip yinede susmayan cinsinden…
Yeniden gönül aklin önüne geçti, aklim parmaklarımın kontrolünü yitirdi
Ben gene bilgisayar başında oturdum, bir şeyler karalıyorum
Bu ne tur bir baş belasıdır ki, zaman bile [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ne yazılmalı ki silinip gitmesin, ne söylenmeli ki unutulup bitmesin.
Sessizlikle başlayan bir hikaye bu. Eğer başladığı gibi bitecekse sonu, yaşanan her ne varsa sil, gitsin.
Hayallerde gerçek gibi yaşarken seni,  umutlarda bitti bir zaman, sevgiler de.
Seni seviyorum çünkü ne zaman şiir okusam, mısralarından sen akıyorsun, gözlerimden yaşlar süzülüp resmine damlıyor, sessizlik sararıyor içimde, susuyorum.
Tam buldum dediğin anda [...]

Yazının Tamamını Oku »

Birtanem,

Nedir bu sensizlik ve beraberindeki çaresizlik bilmiyorum. Uzun zaman oldu, kimbilir kaç gecelerin ardındaki alacak karanlıklarda sesini duyamadığımı düşüneli… Sabahların ayazları gecelerin yalnızlığına tokat gibi indi hayalin derinliklerindeyken ben. Sensiziliğin acısı bedeni hücrelerimden çok kapladı diye düşündüm her seferinde. Sensizlik o kadar anlam kattı ki şu zavallı bedene, farkında olmadan yaşamını ve evrimini sorguladı sanki [...]

Yazının Tamamını Oku »